Smart Solar’da Kadınlar Ayakta: İşgal, Grev, Direniş!



Smart Solar’da Kadınlar Ayakta: İşgal, Grev, Direniş! - 1 scaled

29 Ekim sabahı, Gebze’deki Smart Solar’da düşük zam dayatmasına karşı greve çıkan işçilerin mücadelesine destek olmak için yola çıktık. Grev ateşi; her türlü yasağa, baskıya, çeşit çeşit haksızlık ve zulme rağmen umudu canlı tutabilmek ve en önemlisi cesaretimizi, kararlılığımızı perçinlemek için yakılıyor aslında bir yandan, diye düşündüm bir an. Isınmak da cabası belki de.

Fabrikaya ulaştığımızda seslerimizin birleşmesi, yaklaştıkça gülümseyen gözlerle birbirimize bakışımız ve dayanışma… Taptaze çaylarımızı yudumlarken burada, fabrikadaki emekçi kadınların motivasyonları ve kararlılıkları oldukça etkileyici. Süreci her boyutuyla aktarıyorlar ve sohbetimiz esnasında konuşan arkadaşlarını istisnasız destekliyorlar, tam bir birlik olma, bir olma hâli.

Sohbetimize sorularımızla başladığımızda çoğunlukla DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasının iş yeri temsilcisi Emine Azak sorularımıza cevap verse de diğer tüm kadınlar gerek aldıkları sözlerle gerekse kafa sallayışlarıyla kendisine onay veriyorlar. Sorularımızı içtenlikle cevaplayıp bizi ağırladıkları için teşekkür ediyor ve direnişlerinin kazanımla sonuçlanmasını diliyoruz. 

Fabrikada kaç işçi çalışıyor, kaçı kadın? Bütün çalışanlar sendikalı mı? Ne zamandan beri sendikalısınız? Sendikayı örgütleme sürecini nasıl başardınız? 

Ben, Emine Azak Smart Solar işçisiyim. Beş yıldır bu fabrikada çalışıyorum.

Fabrikada 265 işçi çalışıyor, tamamı sendikalı ve bu işçilerin yaklaşık %70’ini kadınlar oluşturuyor.

Yetki alana kadar üç yıldır örgütlenme çalışması vardı. Ondan sonra patron mahkemelere yetki davaları açtı, üç yıl yetki davaları sürdü ve en sonunda Temmuz 2023’te sendika yetki aldı ve ilk toplu iş sözleşmesi yapıldı.1, 2 Temmuz 2025 yılında ikinci toplu iş sözleşmesinde ise işveren 4 ay %0 teklifle geldi ve biz usulün böyle olmadığı konusunda direttik.

Bu iş koluyla ilgili devletin değişikliğe gittiği ve metal iş kolu ile enerji iş kolunu ayırarak sendikalaşmayı kırmayı amaçladığı söyleniyor. Bu sizin örgütlenme sürecinizi nasıl etkiledi?

Bu fabrikada biz, metal iş koluna bağlıyız. Buranın sahibi patronumuz pandemi döneminde bizi burada gece gündüz çalıştırarak kendisine İzmir Aliağa’da fabrika kurdu. 600-650 kişinin çalıştığı bir fabrikası var. Oraya enerji iş kolu olarak başvurup sendikayı kendisi soktu, yani sarı sendikayı soktu. Bu da yasa dışı, bu süreç mahkemede ve mahkemeler biliyorsunuz ki çok uzun sürüyor Türkiye’de.

Bu durumun metal iş kolundaki örgütlenmeyi bölmeyi amaçladığını söyleyebilir miyiz?

Evet, tabii ki kesinlikle devlet işverenden yana, burjuvaziden yana, zenginden yana, patrondan yana. İşçiden yana hiçbir şey olmuyor. Bunu ocak ayında da gördük, küçük MESS’te de gördük. Ocak ayında küçük MESS’te haklı bir grev kararı vardı ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle grev yasakları oldu. Gerçi biz onu da dinlemedik, çiğnedik ama patronlar gidiyorlar, elleri kolları uzun, bir milletvekili buluyor, oradan grev yasakları çıkartıyorlar. Kimse işçinin yanında değil, şurada AKP’den, MHP’den kaç tane milletvekili geldi sekiz gündür arkadaşlar? Bir CHP’den geldi, DEM Parti’den geldiler. Yani bir onlar geldi hiçbiri yok.

İzmir’deki işçi şu an nefes almadan çalışıyor. Bizim burada belli bölümdeki arkadaşlar oraya gidip eğitim verdiler, orada bayağı bir kaldılar. Bir ara onlar geldi, burada kaldı. O yüzden tanışan bir sürü arkadaşlar var. Diyalog halindeyiz. Onlar da soruyorlar, helal olsun siz çok güçlüsünüz, çok dirayetlisiniz, diyorlar. Bize sürekli mesaj atıyorlar. Bir ara sendikacılarını kovmuşlar. Biz temsilciler olarak ya da şubemiz olarak, işçiler toplu iş sözleşmesinde ne durumdasınız dediği zaman süreci anlatıyoruz. En doğal hakları ne olduğunu bilmek ama İzmir’deki sarı sendika temsilcileri bunu gizliyor işçiden. Baştemsilcisi toplantılara girdiği hâlde söylemiyor ne olduğunu. 

Pandemi döneminden bahsettiniz, pandemi döneminde haklarınızla ilgili sıkıntılar yaşadınız mı?

Tabii, pandemi dönemi örgütlenme dönemiydi. Ne yazık ki işveren bize sanki yasa dışı bir şey yapıyoruz gibi davrandı, herkes gizli gizli örgütleniyordu bu yüzden. 12 saat full mesai çalışırdık, pazar günleri dahil. Orada da ufak ufak bilek gücüyle, iki hafta sonu üst üste gelen, üç hafta sonu işe gelmiş gibi bir ücret uygulanmasını istedik. Bu ücret uygulamasını biz direnerek, birleşerek kazandık.

Smart Solar’da Kadınlar Ayakta: İşgal, Grev, Direniş! - 2

Peki, daha önce grev deneyiminiz var mı?

İşgal yaptık burada sadece. Bir kadın işçi arkadaşımızın telefonuna SGK’dan sigorta çıkışınız yapıldı diye bir mesaj gitti. Haber dahi verilmeden iş akdi sonlandırılmış. Sonra şubemizle beraber bir karar alıp o günün akşamına fabrikayı işgal ettik. 36 saat işgalin sonunda kadın işçimizi geri aldırdık.

Bu sizi motive etti o zaman örgütlenmeye de muhtemelen…

Tabii, yani üç yıl mahkeme süreci mucize gibiydi bence. Üç yıl hangi işçi, ne kadar dayanabilir ki? İnancı kaybolur, kafası karışır, belirsiz “Aman olacak mı? Yok işten atılacak mıyız?” Çok fazla endişe vardı, o belirsizlik insanı yoruyor. Mesela kokart takarken bir kadın arkadaşımız korkuyor. Bir yürüyüş yaparken, en basitinden girişlerde çıkışlarda bir alkış eylemine bile arkadaşlarımız korkuyordu ama bu kazanımla beraber alıştılar. Bazı arkadaşlarımızın da deneyimleri yoktu. İlk defa çalışan arkadaşlarımız vardı, ilk defa örgütlü bir yerde çalışan arkadaşlarımız vardı.

Yanımdaki başka bir kadına soruyorum:

Sizin ilk grev deneyiminiz bu. Şu anda nasıl düşünüyorsunuz? Nasıl gidiyor?

Çok değişik bir duygu. İnşallah hakkımızı alırız. Hepimizin isteği bu. 

İş yerinde kadınların yaşadığı özgün sorunlar var mı? Varsa çözüm için patronla görüşüldü mü ve çözüm için öneri sunuldu mu?

Evet, oldu. Kadın arkadaşımız çay saatinden hemen sonra lavabo ihtiyacı için gidiyor. Kendisiyle konuşulmadan bir tutanak geliyor. Kadın söyleyemiyor özel dönemimdeyim, lavaboya gitme ihtiyacım oldu diye. Bir erkeğe bunu söyleyemiyorsunuz. Bir de Gbox’ta çalışan bir kadın arkadaşımız demire temas etmesi nedeniyle üşütüyor. Üşüttüğü için de sık idrar ihtiyacı doğuyor. O da söyleyememişti. Onların yerine ben söylüyordum. Bunu herkes söylemek zorunda değil, yöneticiler bunu düşünmeli, burası kadın çalışanların ağırlıkta olduğu bir yer.

Patronların zam teklifi nedir? 

Şu an ikinci sözleşmemizde patron bize 4 ay boyunca bütün toplantılarda %0 verdi ve en sonunda biz dedik ki müzakerede böyle bir şey olmaz. Yüzdelik bir rakam verin dedik. Sadece %7 verdi. %7 ama seyyanen enflasyon bile vermiyor. Kişi bazlı ilk 6 ay için 3000 lira teklif edildi. İlk sözleşmede şehir yaşam maliyeti diye bir yan hak belirlemiştik enflasyona karşı, 2 yıl önce 3000 liraydı. Şu an enflasyona karşı çıka çıka 10.000 liraya çıktı ama onu bile vermiyorlar. Şu an o ilk sözleşmedeki 3000 lirayı bize layık gördü. Bu enflasyonda bu hayat şartlarında bize hakaret gibi. Yüzde yirmi, yirmi beş ya da enflasyon teklif eder dedik tahminen. 3000 lirayı duyunca hepimiz zaten öfkelendik.

Yani günlük ne kadara geliyor aslında baktığınız zaman, 3000 lirayı böldüğünüz zaman 30 güne?

100 lira veriyor günlük zam olarak, alın bunu ne yapıyorsanız yapın diyorlar.

Smart Solar’da Kadınlar Ayakta: İşgal, Grev, Direniş! - 3

Siz bunu nasıl görüyorsunuz? Bu şirket kârına, onların deyimiyle nasıl etki ediyor? Gerçekte olan ne?

Bizim gözümüzün içine baka baka çok büyük sözleşmeler yapılıyor. Elektrik santralleri var Anadolu’da bir sürü. Bulgaristan’da dahi var. Hammadde fabrikası var.” İşte şu kadar milyon dolarlık proje aldım, 2025’i kapattım.”, “Çok büyüyoruz” diyorlar. Bir taraftan Fenerbahçe Kadın Basketbol takımına sponsorluk verirken, reklamlarını yaparken; masada takım elbise alamadım, yat alamadım diyorlar. Sözleşmelerde genel merkeze gidiyoruz, bir tablo ile kur baskılandı diyorlar. Herhangi bir olumsuzlukta tasarrufu her zaman işçiden yapıyorlar aslında. Tasarruf yapabilecekleri çok başka alanlar var. Sponsorluk vermeyebilir ama işçiden tasarruf yapmak ve işçiyi daha fazla çalıştırmak onlar için bir kazanç kapısı aslında. Pazar günü hafta tatilimizi elimizden almaya çalıştılar, pazar günkü çalışmaya da sözleşmeye göre yüzde iki yüz vermesi gerekiyor. Bunu yapmamak için sinekten yağ çıkartırcasına bize dört vardiya yazıp, daha fazla ürün çıkartıp, daha fazla çalıştırıyorlar. Şubemiz ve sözleşmemiz olduğu için ve orada pazar günü hafta tatilidir dediği için onu bize dayatamadı ama İzmir’deki işçilere dayattı.

Başka konuşmak isteyen var mı? Hani şunu da söylemek istiyorum diyen…

Şunu söyleyeyim şu an aklıma geldi. Mesela avanslarımız ayın yirmisinde yatıyordu. Bir de öğrenim ödenekleri vardı eylül ayında yatması gereken, bunlar ilk sözleşmemizle kazanılmış haklar. İzmir’deki fabrikadaki arkadaşlarımıza yattı, bize yatmadı. Yani şu an tamamen yasa dışı şeyler yapıyor ama hükümet tarafından sorgulayacak hiç kimse yok. Sadece bileğimizin gücüyle, birliğimizin gücüyle, örgütlü gücümüzle karşılık veriyoruz ve sesimize sizler ses oluyorsunuz. Şu anda da işte siz bu kadar değersizsiniz, bu paralarla sizi terbiye edelim diyorlar herhalde. Fakat bu bizim hakkımız, hakkımızı vermiyorlar. Bize borçları var yani şu anda. 

Vardiya sistemi nasıl? Resmi tatiller veya hafta sonu mesailerinde haklarınızı alabiliyor musunuz?

3 vardiya 8-4, 4-12, 12-8 şeklinde. Toplu sözleşme yapıldıktan sonra patron bizi artık çok fazla mesaiye bırakamamaya başladı çünkü bu tür günler için hakkımızı istedik. Biz burada yatsak yatma demiyorlardı. 16 saat falan bile çalışıyorduk eskiden. Sonradan denetlemelere girince devletten teşvik alacağı zamanlarda, 10 saatten fazla çalışamayacağımızı da öğrendik. Çünkü bu şekilde teşvik alamıyorlarmış.

Bu fabrikanın veya patronun diğer şirketlerinin devlet tarafından aldığı bir teşvik var mı?

Patronun İzmir’deki fabrikası enerji sektörü olduğu için gerek makinalarda gerekse işçi alımında kişi başına devlet teşviği var. Yani hemen hemen her konuda devletten destek alıyorlar, her şeyden muaflar ve bu da onların hanesine kar olarak işliyor. Aslında işçinin başına devlet desteğiyle geliyorlar.

— Burada greviniz nasıl geçiyor? Moraliniz ve motivasyonunuz çok yüksek görünüyor. Biraz anlatır mısınız? 

Enerjimiz yerinde anı yaşıyoruz, yiyoruz, içiyoruz, oynuyoruz. Çocuklarımız bile hafta sonu veya okuldan sonra geldiklerinde burada çok mutlu oluyorlar, eve gitmek istemiyorlar. Onlar için de burası bir özgürlük alanına dönüştü.

Umarım bu süreç istediğiniz gibi sonuçlanır. Mor Dayanışma olarak özellikle kadın işçilerin sesini de daha çok duyurmaya çalışıyoruz. Çünkü kadınların hayatta yaşadıkları zorluklar daha meşakkatli. Ev içi emek ve çocuk bakım emeği de yine kadınlar üzerinde. O yüzden kadınların sesini her alanda duyurmak bizim için çok önemli. Siz ne düşünüyorsunuz?

Evet bizim için de çok kıymetli böyle söyleşiler. Biz belki yaşarken bazen farkına varmıyoruz ama konuştuğumuz zaman kendi gücümüzü, kendi kıymetimizi, kendi özelimizi görüyoruz. Emeğimizin farkında oluyoruz ara ara. Bu da bizi daha çok motive ediyor. Gücümüze güç katıyor. İyi ki geldiniz, iyi ki varsınız yani. Siz de bizim sesimize ses olmaya geldiniz. Çok teşekkür ederiz, çok güzel oldu. Zaten kadınların enerjisi, gücü aslında erkeklere göre bence çok fazla. 

— Ben Polonez işçisi kadınlarla da tanışmıştım. Direnişlerinde onları da ziyaret etmiştik. Onlar da aynen sizin gibi çok enerjikti.  

O tamamen bir direnişti, kendilerini zincirlemişlerdi. Polisin önüne attılar polis barikatını. Onların direnişi bize de örnek oldu.

Son olarak başka konuşmak isteyen veya ekleme yapmak isteyen var mı? 

Arkadaşımız dile getirdi. Hepsi bundan ibaret zaten. Aslında onun için çok küçük bir rakam ama baştan %0 teklif etmişti, biz direttiğimiz için bunu da sembolik olarak yaptı. Maksat işçiyi burada en düşüğe ikna etmek. Bunu kabul etmeyeceğiz.

Smart Solar’da Kadınlar Ayakta: İşgal, Grev, Direniş! - 4

Sorularımızı detaylıca yanıtlayan ve bizi ağırlayan Smart Solar kadın işçilerinin mücadelesini selamlıyor ve tekrar grev süreçlerinin kazanımla sonuçlanmasını diliyoruz.

Yaşasın sınıf dayanışmamız, yaşasın kadın dayanışmamız!

  1. Birleşik Metal-İş. “Smart Solar işçileri sendikalı ve toplu sözleşmeli çalışmak istiyor.” 2025. ↩︎
  2. Evrensel. “Smart Güneşte Birleşik Metal-İş yetki aldı.” 2025. ↩︎

TR