Haziran 2023’te eski eş Ferhat Bingöl’ün öldürmeye teşebbüs ettiği kız kardeşimiz ve üyemiz Aysel’in yanındayız. Aysel ile yaşadığı cinayete teşebbüs ve şiddet vakasının davaya döndüğü sırada tanıştık. Mücadeleler sonucu fail erkek Ferhat Bingöl 15+2 yıl hapis cezası aldı, fakat şimdi Yargıtay’ın kararı bozması sonucu tahliye ihtimaliyle karşı karşıyayız. Tahliye? Sadece bir hukuki terimle değil, bir kadının hayatıyla kurduğu bağı derinden sarsan bir ihtimalle karşı karşıyayız. Aysel Aydemir’in, yeniden yargılama süreci öncesinde kaleme aldığı açıklamayı kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Sesimi Duyun
19 Haziran 2023 sabahı, henüz günün erken saatlerinde işe gitmek üzere yola çıktığımda hayatımın en korkunç anlarından birini yaşadım.
Boşandığım kişi Ferhat Bingöl, önce pompalı tüfekle, tüfeğin tutukluk yapmasının ardından ise belinden çıkardığı tabancayla hayatıma kastetti. O gün hayatta kalmam, silahın tutukluk yapması ve saldırganın alkollü olması gibi koşulların da etkisiyle mümkün oldu.
Kaçmaya çalışırken tabancadan çıkan mermiler bacaklarıma isabet etti. Bacağımda, yaşamımı ve günlük hayatımı olumsuz etkileyen ağır bir kırık meydana geldi. O gün yalnızca bedenim yaralanmadı; hayatımın geri kalanında taşıyacağım korkular, travmalar ve endişeler de başladı.
Oysa şiddet benim için o gün başlamamıştı.
Evliliğim boyunca hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldım. Boşandığım kişi alkol kullanıyordu. Boşanmak istediğimde ölümle tehdit edildim. Her boşanmak istediğimde, annesi tarafından bana söylenen “Bizde boşanmak yok, öldürmek var” sözleriyle karşı karşıya kaldım.
Yaşadığım saldırının ardından dava önce basit yaralama kapsamında başladı. Kadın platformlarının desteği ve yargılama sürecinde verdiğim ifadeler sonucunda dosya Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
İlk yargılama sonucunda, öldürmeye teşebbüs suçundan 15 yıl, ruhsatsız silah taşıma suçundan ise 2 yıl olmak üzere toplam 17 yıl hapis cezasına hükmedildi.
Ancak daha sonra, dosyanın temyiz sürecinde Yargıtay tarafından verilen bozma kararı sonucunda dosya, öldürmeye teşebbüs suçundan değil, kasten yaralama kapsamında yeniden yargılama aşamasına geldi.
Bu basit bir yaralama değil, cinayete teşebbüstür.
Bugün benim en büyük korkum, yıllardır maruz kaldığım şiddetin ve yaşadığım ölüm tehlikesinin yeniden hayatımın kapısını çalmasıdır. Cezaevinde bulunduğu dönemde dahi tehditlerin devam ettiğini gördüm. Bu nedenle tahliye ihtimali benim için yalnızca hukuki bir mesele değildir. Benim için bu, her gün yeniden “Hayatta kalabilecek miyim?” sorusunu sormak anlamına geliyor.
Ben bir kadınım. Şiddetten kurtulmak, boşanmak ve kendi hayatımı yeniden kurmak istediğim için ölmek istemiyorum.
Benim tek istediğim yaşamak, çocuklarımın annesi olarak hayatıma devam etmek ve kendimi güvende hissetmek.
Dosyada yer alan sabıka ve diğer adli kayıtların yetkili makamlar tarafından değerlendirilmesini, geçmişte yaşanan şiddetin ve tehditlerin dikkate alınmasını ve benim güvenliğimin göz ardı edilmemesini istiyorum.
Buradan yetkililere, yargı mensuplarına, kadın örgütlerine, basına ve bu yazıyı okuyan herkese sesleniyorum:
Lütfen benim sesimi duyun.
Benim yerimde siz olabilirdiniz.
Sabah işe giderken hayatınıza son verilmek istenebilirdi.
Boşanmak istediğiniz için tehdit edilebilirdiniz.
Kaçarken bacağınızdan vurulabilir, hayatınız boyunca taşıyacağınız fiziksel ve psikolojik yaralarla baş başa kalabilirdiniz.
Ben bugün hâlâ yaşadığım için konuşabiliyorum.
Ama sessiz kalırsak, başka bir kadın aynı şeyleri yaşamak zorunda kalabilir.
Ben bir dosya numarası değilim.
Ben bir istatistik değilim.
Ben yaşamak isteyen bir kadınım.
Adaletin yerini bulmasını, güvenliğimin sağlanmasını ve yaşadığım şiddetin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesini istiyorum.
Lütfen sesim olun.
Duyuramadığım sesimi duyurun.
Umarım adalet yerini bulur.
Umarım bir kadın daha eksilmez.
Umarım hiçbir çocuk annesiz kalmaz.
Aysel Aydemir
Aysel’in sesi olmak için duruşmadayız
Aysel’in adalet ve güvenlik talebine ses olmak, dayanışmayı büyütmek için 27 Ekim Salı günü Karşıyaka Adliyesi‘nde yeniden bir araya geliyoruz.
Aysel’in yaşadıklarını ve ilk dava sürecini anlattığı 2023 tarihli söyleşimize buradan ulaşabilirsiniz.






