Dün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasında Muhammed Çağatay Kılıçaslan adlı erkek savcının kadın hakim Aslı Kahraman’a silahla ateş açarak yaralaması, hukuk devletinin en güvenli olması gereken mekânında yaşanan ağır bir şiddet eylemidir.
Failin erkek bir savcı olması ve daha önce Kadına Yönelik Şiddet soruşturmalarının yapıldığı Aile İçi Şiddet Bürosu’nda görev yapmış bulunması ise, erkek şiddetinin yalnızca “dışarıda” değil, onu önlemekle yükümlü kurumsal yapılarda da nasıl yeniden üretildiğini göstermektedir.
Kadına yönelik şiddetle mücadele, tabelalarla, bürolarla ya da görev tanımlarıyla değil; erkek egemen sistemle gerçek bir hesaplaşmayla mümkündür. Aksi halde şiddet failleri korunur, görünmez kılınır ve cezasızlıkla güçlenir.
Erkek şiddetinin yargı içinde dahi bu kadar kolay varlık gösterebilmesi, kadınlar için adaletin neden hâlâ erişilmez olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Bu tabloya rağmen değil, tam da bu nedenle; erkek şiddetine, cezasızlığa, hukuksuzluğa karşı feminist mücadelemizi sürdüreceğiz.
Erkek Bir Savcının Kadın Bir Hakimi Adliyede Yaralaması Hakkında






