‘Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında ‘Demokratik Dönüşüm Konferansı’na Çağrı



‘Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında ‘Demokratik Dönüşüm Konferansı’na Çağrı - 823x463cc ist 12 06 26 demokratik donusum konferansina cagri zeynep eda berfin tozlu mansett

İSTANBUL – “Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” öncesinde değerlendirmelerde bulunan kadınlar, mevcut cumhuriyet deneyiminin dışladığı kesimlerle yüzleşilmeden demokratikleşmenin mümkün olmadığını söyledi. Kadınlar, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir yaşamın kurucu öznesi olmak istediklerini dile getirdi. 

Türkiye’nin ikinci yüzyılında demokrasi, barış ve eşit yurttaşlık tartışmalarını merkeze alan “Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”, 13-14 Haziran tarihlerinde İstanbul Bakırköy’de bulunan Cem Karaca Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Akademisyenler, siyasetçiler, insan hakları savunucuları, gazeteciler, yazarlar ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla düzenlenecek konferansta, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında demokratik dönüşümün imkanları çeşitli başlıklarda ele alınacak. 

Konferans öncesinde konuşan DEM Parti Sancaktepe İlçe Eşbaşkanı Ayşe Çiftçi ile DEM Parti İstanbul İl Kadın Meclisi 1. Bölge Sözcüsü Şengül Bingöl, demokratik dönüşüm, kadın özgürlüğü, eşit yurttaşlık ve barış konularında değerlendirmelerde bulundu.

‘Yeni yüz yıl kurucu bir dönem olmak zorunda’

Türkiye’de kadın düşmanı politikaların artık münferit uygulamalar olmaktan çıktığını ve sistematik bir programa dönüştüğünü dile getiren Mor Dayanışma Temsilciler Meclisi Üyesi Zeynep Eda Berfin Tozlu, şunları söyledi: “Aile Yılı adı altında kadınların evlere hapsedilmek istendiğini, kamusal yaşamdan uzaklaştırıldığını görüyoruz. Kadınlar hem görünmeyen ev içi emeğe mahkûm ediliyor hem de ucuz iş gücü olarak sömürülüyor. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına geçiş kadınlar açısından sembolik bir tarih değil, bu sıradan bir takvim değişikliği değil. Bu bir kurucu dönem olmak zorunda. Çünkü uğruna mücadele ettiğimiz cumhuriyet bu değil. Demokratik cumhuriyet dediğimiz şey; yargının siyasi iktidarın sopası olmadığı, insanların eşit ve özgür yaşayabildiği, sömürüsüz bir yaşamdır.”

‘Kadınların cumhuriyet tahayyülü özgürlük ve eşitlik üzerine kurulu’

Kadınların demokratik cumhuriyet tahayyülünün özgürlük ve eşitlik üzerine kurulu olduğunu belirten Zeynep Eda Berfin Tozlu, şöyle konuştu: “Kadınların öldürülmediği, bedenlerinin ve emeklerinin sömürülmediği bir yaşam istiyoruz. Bunun yolu da mevcut düzenle uzlaşmaktan değil, örgütlü mücadeleyi büyütmekten geçiyor.” 

Zeynep Eda Berfin Tozlu, demokratik cumhuriyet tartışmalarının yürütülmesinin elzem olduğunu da belirtti.

‘Cumhuriyet tarihiyle yüzleşmeden demokratikleşemez’

Müslüman feminist Zeynep Duygu ise demokratik cumhuriyet tartışmalarının aynı zamanda Cumhuriyet tarihiyle yüzleşmeyi gerektirdiğini söyledi. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren yukarıdan aşağıya bir yurttaşlık anlayışı inşa edildiğini dile getiren Zeynep Duygu, bu anlayışın çok sayıda toplumsal kesimi dışarıda bıraktığını kaydetti. Zeynep Duygu, “Bugün demokratik cumhuriyet kavramını konuşuyor olmamız bile mevcut cumhuriyet deneyiminin eksikliklerini gösteriyor. Cumhuriyetin laiklik ya da yurttaşlık fikriyle bir sorunum yok. Sorun bunun nasıl uygulandığında. Bu ülkede çok sayıda insan dışarıda bırakıldı. Kürtler, inanç grupları, kadınlar ve farklı kimlikler çeşitli dönemlerde ayrımcılığa maruz kaldı. İkinci yüzyıla bu hikâyelerle yüzleşmeden giremeyiz” diye konuştu. 

‘Halkın özne olduğu bir cumhuriyet inşa edilmesi gerekiyor’

Geçmişte yaşanan acıların görmezden gelinerek yeni bir gelecek kurulamayacağına işaret eden Zeynep Duygu, “Birçok insan özgürlüğünü, yaşamını kaybetti. Bu hafızayı yok sayarak demokratik bir gelecek kurulamaz. Aşağıdan yukarıya kurulan, halkın özne olduğu bir cumhuriyet inşa edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. 

‘Kadınlar hakların nesnesi değil, öznesi olmalı’

Cumhuriyet boyunca kadınlara verilen hakların çoğu zaman devlet merkezli bir anlayışla sunulduğunu belirten Zeynep Duygu, ikinci yüzyılda kadınların karar alma süreçlerinin merkezinde yer alması gerektiğini söyledi. Zeynep Duygu, “Kendimi Müslüman, kadın ve Kürt olarak tanımlıyorum. Bu kimliklerin her biri zaman zaman ayrımcılığa uğradı. Bu nedenle hak mücadelesini çok yakından hissediyorum” diye kaydetti. 

‘Kadınların eşit yurttaşlığından söz etmek mümkün değil’

Kadın yoksulluğunun giderek derinleştiğini ifade eden Zeynep Duygu, “Barınma krizi büyüyor, kadın yoksulluğu artıyor. Buna rağmen her yeni yargı paketinde kadınların hakları biraz daha daraltılıyor. Nafaka hakkı tartışmaya açılıyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çekiliniyor. Bu anlayış değişmeden kadınların eşit yurttaşlığından söz etmek mümkün değil” dedi.

‘Konuşmaya ve örgütlenmeye devam etmeliyiz’

Konferansın önemli bir buluşma zemini sunduğunu söyleyen Zeynep Duygu, demokratikleşme ve barış tartışmalarının daha fazla görünür hale gelmesi gerektiğini vurguladı. Zeynep Duygu, “İnsanlar artık çok umutsuz. Ancak tam da bu yüzden konuşmaya devam etmeliyiz. Ne yapılmaması gerektiğini artık çok iyi biliyoruz. Şimdi ne yapacağımızı konuşmamız gerekiyor. Kolektif örgütlenmekten, sözümüzü yükseltmekten başka yol görünmüyor. Nefret söylemi ne kadar hızlı yayılıyorsa demokrasi, barış ve eşitlik talebi de o kadar güçlü yayılabilir” sözlerini kullandı.

‘Eşit ve adil bir barış’

Kalıcı bir barışın bütün toplum kesimlerinin haklarının tanınmasıyla mümkün olacağını belirten Zeynep Duygu, “Birimizin huzursuzluğu diğerini mutlu etmiyor. Bunu yıllardır deneyimliyoruz. Bu nedenle eşit ve adil bir barışa ihtiyacımız var” dedi.

‘Demokratik cumhuriyet acil bir ihtiyaç’

Feminist yazar Mukaddes Erdoğdu Çelik ise yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da derin bir demokrasi ve gelecek krizi yaşadığına dikkat çekti. “Bugün dünyanın birçok yerinde savaşlar, otoriter rejimler ve yoksulluk büyüyor. Kadınlar, gençler ve emekçiler geleceksizlikle karşı karşıya bırakılıyor” diyen Mukaddes Erdoğdu Çelik, buna karşın dünyanın farklı bölgelerinde direnişlerin de yükseldiğini sözlerine ekledi.  Mukaddes Erdoğdu Çelik, “Tarih boyunca ezilenler örgütlü mücadeleleri sayesinde kazanımlar elde etti. Bugün de demokrasi, özgürlük ve kadın özgürlüğü talepleri yeniden yükseliyor. Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum tartışmaları demokratik cumhuriyet talebini güçlendiriyor. Ne mevcut cumhuriyet anlayışı ne de saray rejimi bu topluma bir gelecek sunabiliyor. Bu nedenle demokratik cumhuriyet artık ertelenemez bir ihtiyaçtır” ifadelerine yer verdi.

‘Kadınlar ortak mücadelede buluşmalı’

Kadınların son yıllarda barışın toplumsallaşması için önemli bir çaba yürüttüğünü kaydeden Mukaddes Erdoğdu Çelik, demokratik cumhuriyet mücadelesinin de kadınların ortak mücadelesiyle büyütülebileceğini dile getirdi. Mukaddes Erdoğdu Çelik, “Bir yıldır kadınlar barış talebini toplumsallaştırmaya çalışıyor. Şimdi aynı şekilde demokratik cumhuriyet talebini de toplumsallaştırmak gerekiyor. Türkiye’deki bütün kadın örgütlerinin, kadın hareketlerinin ortak bir zeminde buluşması gerekiyor. Artık kolektif çalışmak, kolektif örgütlenmek ve kolektif eylemlilik geliştirmek zorundayız. Başka bir çözüm yolu görünmüyor” şeklinde konuştu. 

Kürt halkının Türkiye’nin 100 yıllık tarihinde antidemokratik uygulamalardan en fazla mağdur edilen kesimlerden biri olduğunu söyleyen DEM Parti Sancaktepe İlçe Eşbaşkanı Ayşe Çiftçi, şu çağrıda bulundu: “Türkiye’nin demokratikleşmesi, en başta kadınlar ve gençler olmak üzere bütün halkların aynı zamanda eşit ve özgür bir şekilde yaşaması anlamına geliyor. 13-14 Haziran’da Türkiye’nin demokratikleşmesi adına yapılacak olan konferansı önemsiyorum ve halkımızı bu konferansa katılmaya davet ediyorum.”

DEM Parti İstanbul İl Kadın Meclisi 1. Bölge Sözcüsü Şengül Bingöl de şunları söyledi: “Yaşadığımız coğrafyada ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin daraldığı, yoksulluğun, gelir eşitsizliğinin, ekolojik yıkımın, toplumsal kutuplaşmanın ve kadına yönelik şiddetin derinleştiği bir süreçte tüm demokratik güçleri, emekçileri, farklı kültürleri, kimlikleri ve inançları bu sürece katkı sunmaya davet ediyoruz.”

Haber: Devrim Fındık – Melike Aydın 

Kaynak: JINNEWS


EN